Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Kaya: Amerika'da da bir ateşelik açma hedefimiz var

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Kaya: Amerika'da da bir ateşelik açma hedefimiz var

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, ''Özelikle güçlü aile yapılarının tesisi ve ailelerimizin huzurlu geleceğe daha sağlam adımlarla yürümeleri için Amerika'da da bir ateşelik açma hedefimiz var.'' dedi.

Kaya, Birleşmiş Milletler (BM) Kadının Statüsü Komisyonu 62. Oturumu toplantılarının açılışına katıldı, ardından Türkiye'nin New York Başkonsolosluğu'nda Türk toplumu temsilcileri ile bir araya geldi.

Bakan Kaya, burada yaptığı konuşmada, bu yıl BM Kadının Statüsü Komisyonu 62. Oturumu toplantılarına 75 bakan ve üst düzey ülke temsilcisinin katıldığını ve ikili görüşmeler yapıldığını belirtti.

Türkiye'de son 15 yıldır özellikle kadınlara yönelik, her ülkenin takdir ettiği hizmetler gerçekleştirildiğini dile getiren Kaya, bakanlık olarak yurt dışında ateşelikler açmaya başladıklarını söyledi.

''Özelikle güçlü aile yapılarının tesisi ve ailelerimizin huzurlu geleceğe daha sağlam adımlarla yürümeleri için Amerika'da da bir ateşelik açma hedefimiz var." diyen Kaya, şöyle devam etti:

"Konsolosluğumuzla da az önce görüştük, inşallah New York'ta da Aile Ateşeliğini açacağız. Burada, özellikle bu FETÖ terör örgütünün etkisinden ailelerimizi korumak adına bunun çok önemi olduğunu düşünüyorum. Burada maalesef FETÖ terör örgütünün darbe öncesinden başlayarak kaçıp buraya gelen ve sonrasında da buraya gelen çok fazla örgüt elemanı var.''

Kadın istihdamında son 12 yılda yaklaşık yüzde 75'lik artış sağlandığına ve Avrupa Birliği ülkeleri arasında istihdam oranını en fazla artıran ülke olarak Türkiye'nin gıptayla izlendiğine işaret eden Kaya, 2018-2023 yıllarını kapsayan eylem planıyla birlikte kadınların daha da güçlendirileceği bir Türkiye inşa edeceklerini dile getirdi.

Kaya, ''Kadınlar güçlü olursa aile güçlü olur, toplum güçlü olur ve ülkemiz güçlü olur. O yüzden 'güçlü kadın güçlü aile güçlü toplum güçlü Türkiye.' diyoruz. Bütün çalışmalarımızı da bu yönde politikalarla birlikte, bakanlığımızın koordinasyonunda, ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşların, sivil toplum kuruluşlarının ve üniversitelerin vereceği desteklerle birlikte Türk kadınını hakettiği yere inşallah hep birlikte getireceğiz.'' dedi.

Türkiye'nin ve Türk kadınının temsilinin hakettiği şekilde anlatılamadığını vurgulayan Kaya, Türk toplumu temsilcilerinden Türkiye'de yapılan çalışmaları çok iyi bilip buralarda anlatma konusunda destek olmalarını beklediklerini söyledi.

Kadının iş gücüne katılım oranının yüzde 33,8 olduğunu, 2023'te bu oranın yüzde 41'e yükseltilmesinin hedeflendiğini belirten Kaya, ''Biz kadınların iş hayatında aktif bir şekilde yer almadığı bir Türkiye'nin dünyanın en büyük 10 ekonomisi içinde de yer alamayacağını düşünüyoruz. Onun için daha fazla kadını toplumsal hayatın her alanında ve iş hayatında görme yolunda politikalarımızı oluşturuyoruz.'' ifadesini kullandı.

Meclisteki kadın milletvekili oranının yüzde 4'ten 14'e çıktığını ancak bunun da yeterli olmadığını dile getiren Kaya, bu oranı yüzde 50'ye çıkarmayı hedeflediklerine işaret etti.

Bugün ülkedeki hakim savcıların yüzde 40'ını, öğretmenlerin yüzde 50'sinden fazlasını kadınların oluşturduğunu belirten Kaya, şunları söyledi:

"Üniversitelerdeki akademik personelin yine yüzde 50'den fazlasını kadınlar oluşturuyor ama biz bu sayıları çok daha fazla artırmayı hedefliyoruz. Kadınlarımızın her türlü ihmal ve şiddetten korunması adına önemli yasal düzenlemeler yaptık. Biliyorsunuz İstanbul Sözleşmesi'ni ilk imzalayan ülke Türkiye'ydi. Bununla ilgili kendi kanunlarımızda gerekli düzenlemeleri yaptık. 6284 Sayılı Kadına Karşı Şiddetle Mücadele ve Ailenin Korunması Yasası'nı yaptık ve bu anlamda da şiddete karşı sıfır tolerans ilkesiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz.''

Bakan Kaya, 138 kadın konukevi açtıklarını, gelecek dönemlerde nüfusu 100 binin üzerinde olan yerlerde yerel yönetimlerin de kadın konukevi açma zorunluluğunun olacağını ifade etti. Bu konuda çalışmalara başladıklarını anlatan Kaya, şiddete uğrayan ya da uğrama ihtimali olan her kadının her yerde kolaylıkla erişebileceği kadın konukevlerinin bulunacağını bildirdi.

Kaya, ''Sayın Cumhurbaşkanımızın bir sözü var, onu burada zikretmek istiyorum; 'Kadına şiddet insanlığa ihanettir.' diyor. Bizim dinimizde ve medeniyet geleneğimizde asla ve asla kadına şiddete yer yok.'' dedi.

Türk kadınının, Çanakkale'de ve Kurtuluş Savaşı'nda olduğu gibi 15 Temmuz gecesinde de hain FETÖ terör örgütünün darbe girişimine karşı en ön saflarda yer aldığını söyleyen Kaya, ''Vatan söz konusu olduğunda Türk kadını, dualarıyla, her türlü emeği ve hizmetiyle ve kendisi bedenini ortaya koyarak vatanı için bayrağı için mücadele etmiştir ve edecektir.'' diye konuştu.

İktidara geldiklerinde ortaöğretimde okullaşma oranı yüzde 45'lerde iken bugün bu oranın yüzde 83'leri bulduğunu belirten Kaya, yüksek öğretimde ise bu oranın yüzde 13'lerden yüzde 44'e ulaştığını bildirdi.

Başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın bizzat destekledikleri ''Haydi Kızlar Okula'' kampanyası olmak üzere, hükümetin özverili çalışmalarıyla önemli bir eğitim seferberliği başlatıldığını dile getiren Kaya, her kız çocuğunun güçlü bir gelecek inşa etmesi için okuması gerektiğini vurguladı.

Kaya, özellikle ortaöğretimde okullaşma oranını yüzde 100'e çıkarmayı hedeflediklerini, okuma yazma bilmeyen kadın kalmaması için gayretle çalıştıklarını ifade etti.

Türkiye'de çalışma hayatında yer alan kadınların eskiden annelik ve kariyerleri arasında sıkışıp kaldığını belirten Kaya, kadının statüsünün güçlendirilmesi, ekonomik sosyal hayatın içinde özveriyle yer alabilmesi için annelik, süt izinleri, doğum izinleri, esnek çalışma modelleri gibi yasal düzenlemeler getirdiklerini hatırlattı.

Zeytin Dalı Harekatı'na ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kaya, harekatın, hem sınır güvenliğinin hem de oradaki masum insanların korunması, bölgeye barış ve huzurun götürülmesi için yapıldığını ve tek bir sivilin dahi burnu kanamadan sürdürülmesi için çok büyük gayret sarf edildiğini anlattı.

Bakan Kaya, başta Afrin olmak üzere daha sonra Menbiç'e kadar bu bölgenin terör örgütlerinin etkisinden kurtarılacağını ve Suriyeli sivillerin vatanlarına dönmelerine katkı sağlanılacağını söyledi.

"Kadınlar sevgi, merhamet ve hoşgörü ortamının güvencesidir"

 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, "Yükselen her medeniyetin ışıltısı öncelikle kadınlardır çünkü kadınlar sevgi, merhamet ve hoşgörü ortamının güvencesidir.'' dedi. 

Kaya, Birleşmiş Milletler (BM) Kadının Statüsü Komisyonu 62. Oturumu kapsamında düzenlenen Yuvarlak Masa Toplantısı'nda konuştu. 

Kadınların güçlendirilmesinin önündeki en ciddi engellerden birinin kadına yönelik şiddet olduğuna dikkati çeken Kaya, şiddetin, kadınların sağlığını, eğitimini, sosyal ve ekonomik hayata katılımını etkilediğini ve onları yoksulluğa ittiğini söyledi. 

Kırsal alanlarda kadına yönelik şiddete karşı Türkiye'de yapılan çalışmaları anlatan Kaya, yerel düzeylerde kadın ve çocuklar için özel birimler kurulduğunu ve buralarda çalışanların ise kadın olduğunu ifade etti. 

Şiddet mağduru kadınlara, barınmanın yanında sosyoekonomik, psikolojik ve yasal destek de sağlandığını belirten Kaya, kadınların dezavantajlı pozisyonlarda olduğu bölgelerde aile destek merkezlerinin çalışmalarına büyük önem verdiklerini, buralarda kadınların mesleki ve kişisel gelişimlerine destek olduklarını anlattı. 

Kadınların güçlendirilmesi kapsamında eğitim, sağlık, ekonomi ve karar verme mekanizmalarına katılım başlıkları altında 2018-2023 yıllarını kapsayan bir eylem planı hazırladıklarını kaydeden Kaya, bu eylem planıyla kadınlara tüm alanlarda fırsat eşitliği sunmayı hedeflediklerini söyledi. 

Kırsal bölgelerdeki kadınların sorunlarını çözmek için özel hedefler geliştirdiklerini söyleyen Kaya, ''Yükselen her medeniyetin ışıltısı öncelikle kadınlardır çünkü kadınlar sevgi, merhamet ve hoşgörü ortamının güvencesidir. Bizim için de kırsaldaki kadınlar, bu ortamın temsilcileri ve korunacak en kıymetli hazinedir.'' ifadesini kullandı

Kaya, New York'taki temasları kapsamında Avustralyalı mevkidaşı Kelly O'Dwyer ve Fransa Cinsiyet Eşitliğinden Sorumlu Devlet Sekreteri Marlene Schiappa ile de ayrı ayrı görüştü.