Uzmanlar Emre Sipahioğlu ve Damla Kankaya CRI TÜRK'E Değerlendirdi

Uzmanlar Emre Sipahioğlu ve Damla Kankaya CRI TÜRK'E Değerlendirdi

Tülin Tonkuş'un sunduğu CRI TÜRK Özel'de cinsel istismara uğrayan çocuğun psikolojik durumu hakkında bilgi veren Çocuk Psikoterapisti Emre Sipahioğlu, "Küçük yaş grubu olan 2-10 yaş grubundaki çocuklarda soyut ve somut kavramlar tam oturmadığı için istismara uğradığının farkında olamayabiliyor. Fakat 6-10 yaş arasındaki çocuk, yakın çevresinden birinin istismarına uğradığı zaman bu bir de birebir güven duyduğu kişi tarafından olunca ve baskı altında, zorba tutuma maruz kaldığı için bir kısmı farkında oluyor ve kurban rolünde oluyor." şeklinde konuştu.

Sipahioğlu, bu çocukların psikolojik durumlarında ne gibi değişiklikler olduğunu şöyle sıraladı;

"İstismara uğradığının farkında olan çocuğun zihni, o travma ile meşgul oluyor, sürekli kendini yıkama, temizleme ihtiyacı hissediyor. 'Ben kirlendim, beni kimse sevmeyecek' düşüncesi hakim oluyor. Yalnızlık, mutsuzluk, aşırı ağlama halleri görülüyor. Dışa dönük çocuklarda da aşırı agresyon, saldırganlık görüyoruz. Ağır bir travma grubu oldukları için 6-12 yaş aralığındaki çocuk intihara kadar gidebilir."

"Çocuklara Mahremiyet Eğitimi Verilmeli"

Çocuklar genelde yakın çevresi tarafından istismara uğradığı için yakın çevresiyle (dayı, amca, kuzen vs) ilişkilerin sınırlı tutulması gerektiğini ifade eden Sipahioğlu, "çocuğu kendisinden izin alarak sevmeliyiz ve mahremiyet eğitimini, cinsel bilgiyi vermeliyiz. 'Ben senin anne- babanım, senin bazı özel bölgelerin var. Ben dahil kimse senin bu bölgelerine müdahale edemez. Buna izin vermemelisin. Böyle bir durumla karşılaştığında da lütfen ben bundan hoşlanmıyorum şeklinde tepkini dile getir' diyerek çocukları eğitmemiz gerekir" diye konuştu.  

Sipahioğlu, böyle bir durumla karşılaşan çocukların aynı zamanda bir şekilde çığlık atarak seslerini duyurmaları ve kendini güç kullanarak savunmaları gerektiğini de ifade etti. Ailenin çocuğa bu eğitimi vermenin yanında çocuğu anlaması gerektiğine de dikkat çeken Sipahioğlu, çocuğu gitmek istemediği, huzursuz olduğu ortamlara gitmeye zorlamamak gerektiğini söyledi.

"İstismara Uğrayan Çocuk Tedavi Edilmeli"

İstismara uğrayan çocuğun, ailesi eşliğinde muhakkak istikrarlı bir şekilde tedavi edilmesi gerektiğini ifade eden Çocuk Psikoterapisti Sipahioğlu, bunun tedavisini "oyun terapisi" uygulaması ile gerçekleştirdiğini, bu süreç sonunda büyük oranda başarı elde edildiğini belirtti.

"Cinsel İstismara Maruz Kalan Çocuk İleriki Yıllarda İstismarcı Olabiliyor"

Yetişkin Psikoterapisti Damla Kankaya ise istismarda bulunan yetişkini değerlendirdi. Küçük yaşlarda istismara maruz kalan çocuğun tedavi edilmediği takdirde bunun yansımasının ileriki zamanlarda mutlaka ortaya çıkacağına dikkat çeken Kankaya, "Bu kişinin artık cinsel ilişkide, ikili ilişkide bulunamayacağı düşünülüyor ama bunun tam aksi de olabiliyor. Mesela 'cinsel sapkınlık' dediğimiz şekilde yoğun eğilim de gösterebiliyor. Çünkü aile içinden biri tarafından istismar edilmişse, ki genelde böyle oluyor, 'Bunu bana amcam, dayım vs yapıyorsa bu normaldir' diye düşünüyor ve kendi de uygulamaya başlıyor" diyerek, çocukken istismara uğrayan kişinin, yetişkin olduğunda da istismarcıya dönüşebildiğini ifade etti.

Kankaya, "İstismarcının daha temeline indiğimizde dediğimiz gibi kendisinin çocukluk yıllarında istismara uğramış olma ihtimalinin yanında, her duygudan yoksun kalıp, kendini artık güçlü hissetmek için yaptığı durumlarda var. Bir başarısı yoktur, doyurulmuş bir güdüleri yoktur, güçlerini savunmaya geçemeyecek biri üzerinde uygulamaya çalışırlar." şeklinde konuştu.

Cinsel istismara Ceza Artırımında Yaş Sınırlaması

Uzmanlar, Sipahioğlu ve Kankaya, çocuğa yönelik cinsel istismarın cezalandırılmasında 12 yaş öncesi ve sonrasının birbirinden ayrı değerlendirilmesinin doğru olmadığını da belirtti.

Çocuk Psikoterapisti Emre Sipahioğlu, "Kararlar güzel ama kısasa kısas olmadığı müddetçe yaş sınırlamasının doğru olmadığını düşünüyorum. Ortada bir istismar var. Aslında potansiyel de var ama yürütmede sorun var. İvedi bir şekilde uygulamaya konulması lazım" derken, Yetişkin Psikoterapisti Damla Kankaya ise "Bu çocuk olsun, ergen olsun, yetişkin olsun burada bir artırıma gidilecek ise yetişin de de ergen de de artırıma gitmek gerekiyor. Ortak noktamız; savunmasız kalmak yani herkes aynı şeyi yaşıyor. Ayırt edilmeksizin cezanın artırılması gerekiyor." görüşünü savundu.

Video Link: https://www.youtube.com/embed/QWO3Ybvn_nw