Sibel Özdemir: Lozan Bu Ülkenin Tapusu

Sibel Özdemir: Lozan Bu Ülkenin Tapusu

CHP İstanbul Milletvekili Dr. Sibel Özdemir, CRI TÜRK'te Tuğçe Akkaş'ın konuğu oldu. Özdemir, CRI TÜRK Özel'de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısında gösterdiği belgeler, CHP'nin 2019 seçim stratejisi ve dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"GENEL BAŞKANIMIZ EVRAK AÇIKLAMAYA DEVAM EDECEK"

CHP İstanbul Milletvekili Dr. Sibel Özdemir, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun birkaç haftadır grup toplantılarında çok önemli konulara değindiğini söyledi. Özdemir, dünya ekonomi literatüründe "vergi cennetleri" diye tanımlanan ülkelerde belli şirketlerde belli para transferlerinin yapılması sonucu vergiden bir muafiyet doğduğunu belirterek CHP liderinin bu transferi yapan bankaların resmi dekontlarını açıkladığını ifade etti. Dekontlarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın akrabalarının adının geçtiğini ve bu para transferlerinin doğru olup olmadığının ispat edilmesi gerektiğini dile getiren Özdemir "Biz resmi dekont ve taraflarını ortaya koyduk, taraflar da çıkıp resmi evrakla bu transferlerin olmadığını ispatlamalı. Eğer kamuoyuna bu açıklamayı yapmazlarsa Sayın Genel Başkanımız evrak açıklamaya devam edecek" dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Dr. Sibel Özdemir, Amerika Birleşik Devletleri'nde devam eden Hakan Atilla davasına yönelik görüşlerini de aktardı. Kaygılarının Türkiye'yi zor durumda bırakacak sonuçların çıkması olduğunun altını çizen Özdemir konuşmasına şöyle devam etti:

"Zarrab'ın açıklamalarına baktığımızda olay, ülkemiz açısından iyi sonuçlanmayacak gibi gözüküyor. Bankalarımıza ciddi anlamda cezalar gelebilecek, bu ülke ekonomisi, ekonominin kırılganlığı ve ülkemizin itibarı bakımından gerçekten bizi zor durumda bırakacak gibi duruyor. Bizim iddiamız baştan beri şuydu; bizi yöneten hükümetin ilgili bakanlarının bu süreçteki sorumluluklarının, yargılanmalarının, Yüce Divan yolunun açılmasının bu sorunun ülkemiz içinde çözülmesi noktasında eğer böyle bir yolsuzluk varsa bu yolsuzluğun ispat edilmesini, gereğinin yapılmasını ve AK Parti'den bir irade ortaya koymalarını, ülkemizi bu zor durumdan en az hasarla çıkaracak şekilde olayın seyretmesini istiyorduk ama böyle olmadı. O dönem, bir araştırma komisyonu kuruldu ancak araştırma komisyonunun AK Partili üyeleri maalesef bunu reddetti, bakanlar yargılanamadı. Zarrab'ın açıklamaları çok önemli, ona bu kadar imtiyaz verilip kendisinin desteklenmesi ama o sorumluları ortaya çıkarıp hâlâ gereğini yapmamalarını biz kabul etmiyoruz. CHP olarak devletimizin itibarı ve 80 milyon vatandaşımızı zarara götürecek, bizi zor durumda bırakacak her türlü eylemin karşısında duracağız."

SibelÖzdemir-CRITÜRK-özel-3

"LOZAN BU ÜLKENİN TAPUSU"

CHP İstanbul Milletvekili Dr. Sibel Özdemir, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Yunanistan ziyaretini de değerlendirdi. "Cumhurbaşkanının tavrı ve vücut dili Türkiye'nin uluslararası itibarı, çıkarları, kazanımları, kazançları onun için ikinci öncelikte gibi" diyen Özdemir sözlerini şöyle sürdürdü:

"Cumhurbaşkanı seçim dönemleri yaklaştıkça uluslararası ilişkilerimizde hep iç siyasi gücünü ve iktidarını biraz daha güçlendirmek amacıyla politika uyguluyor. Lozan tartışılmaz tabii ki, Lozan bu ülkenin tapusu, hepimizin güvencesi, uluslararası ilişkilerimizde önemli bir başarı ve kazanımdır. Tartışmaya açılmaz, tartışılamaz ama Sayın Cumhurbaşkanı orada yine gergin bir atmosfer içinde gereksiz bir tartışma içerisine girerek iç siyasette kendisini güvence altına almak için açıklamalarda bulundu."

SibelÖzdemir-CRITÜRK-özel-2

"BİZ İNANÇ TEMELLİ BİR SİYASETİ KINIYORUZ"

Son günlerin sıcak başlıklarından ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma kararını yorumlayan Özdemir, Türk-Amerika ilişkilerinin tarihin en gergin zamanlarını yaşadığını vurgulayarak "Aynı zamanda Amerika'nın diğer ülkelerle ilişkileri de çok tartışmalı bir noktaya geldi. ABD Başkanı Donald Trump'ın önemli seçim vaatleri vardı çok radikal ciddi kararları gündeme getireceğini vadetmişti. Trump, o radikal bulduğumuz taahhütleri gündeme getiriyor. Burada uluslararası ilişkileri, konjonktürü, siyaseti, barışı etkileyen çok önemli bir kararla karşı karşıyayız." ifadelerini kullandı. Trump'ın Birleşmiş Milletlerin kararına aykırı bir adım attığını kaydeden CHP İstanbul Milletvekili Dr. Sibel Özdemir "Biz inanç temelli bir siyaseti kınıyoruz. Bizim orada hedefimiz, Filistin devletinin bağımsızlığı ve 1967 yılında tanımlanan şartlar dahilinde Doğu Kudüs'ün bağımsız Filistin devletinin başkenti olması konusundaki garantinin devam etmesi… Bu karar çok yanlış, tüm yönleriyle kınıyoruz. Trump, hiç yokken bir gerginlik ortamı yarattı, bölgede barışı huzuru alt üst etti. Biz parlamentoda ortak bir karar yayınladık, dört partinin grup başkanvekillerinin imzasıyla kararımızı parlamentoda okuduk. Birleşmiş Milletler'in, Avrupa Birliği'nin, dünyanın tüm ülkelerinin Amerika Birleşik Devletleri karşısında ortak bir tavır sergilemesi gerekiyor. Amerika Birleşik Devletleri'nin bu karardan geri adım atması için en hızlı şekilde insanların sokakta eyleme geçmeden önce belki hep birlikte bir uluslararası duruş sergileyip belki bu süreci kazanca dönüştürebiliriz diye düşünüyorum." açıklamasında bulundu.

SibelÖzdemir-CRITÜRK-özel-44

"2019 SEÇİMİ REFERANDUMUN BİR DEVAMI NİTELİĞİNDE OLACAK"

2019 seçimlerinde CHP'nin bir ittifak içine girip girmeyeceği sorusunu yanıtlayan Özdemir, referandum sürecinde önemli bir başarı elde ettiklerini söyleyerek "Ülkemizde bir sistem değişikliğinin karşısında olduk. Bizim isteğimiz, bizimle birlikte düşünen tüm partilerin ortak duruşu şuydu; ülkemizde parlamenter demokratik sistemin devamı. Bu bizim Cumhuriyetimizin kuruluşundan itibaren çok büyük bir kazanımımız. Bu sistem değişikliğinin tamamen karşısında durduk. Tüm tezlerimizi ileri sürdük. Bunun bizim ülkemizin ne demokratik ne siyasi ne de hukuksal yapısına uygun olan bir sistem olmadığını tüm yetkilerin bir kişide toplanmasının ülkeyi kaosa götüreceğini dile getirdik." diye konuştu.

"Referandum sürecinde bir kazanım oldu, doğal olarak bir blok oluştu" diyen Özdemir, sözlerini şöyle tamamladı:

"Parlamenter demokratik sistem mi yoksa bütün gücün tek kişide toplandığı cumhurbaşkanlığı sistemi mi? 2019 seçimi referandumun bir devamı niteliğinde olacak. İttifaklar anlamında değil ama Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu seçimdeki en büyük önceliğimiz, en büyük taahhüdümüz Türkiye'nin giderek zayıflayan demokratik değerlerinin demokratik parlamenter sistemin yeniden inşa edilmesi. Bu ülkede demokrasi; hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı, yargı bağımsızlığı, basın özgürlüğü, özgür üniversiteler, iyi bir eğitim sistemi, iyi yaşam koşulları bunların hepsini kapsayacak. En önemlisi güçlü bir parlamenter demokrasi ve eşit temsiliyetle, siyasi partiler kanununun bu sistem içerisinde daha sağlıklı hale getirilmesiyle yola çıkacağız."

Röportaj: Tuğçe AKKAŞ