Karabel: Çin'i Bu Denklemde Ayrı Düşünmek Neredeyse İmkânsız

Karabel: Çin'i Bu Denklemde Ayrı Düşünmek Neredeyse İmkânsız

BİLGESAM (Bilge İnsanlar Stratejik Araştırmalar Merkezi) Avrupa Birliği ve Asya Pasifik Uzmanı Sibel Karabel, CRI TÜRK'te yayınlanan Kamil Erdoğdu'nun hazırlayıp sunduğu 'Manşet' programına katıldı ve Kore yarımadasında yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.

İşte Karabel'in açıklamaları;

Kuzey Kore'nin Çin ile 1352 km, Rusya ile 18 km, Güney Kore ile 237 km sınırı var. Bu aradaki yerlerde belirli sınırlarla ilgili zorluklar ve dönem dönem çatışmalara yol açan noktalar var. Jeopolitik olarak bile baktığımızda tek aktörler ya da iki aktörle çözülebilecek sorunlar olarak gözükmüyor. Konuyu Çin açısından değerlendirirken bile çok aktörlü gelişiyor. Çin'i bu denklemde ayrı düşünmek neredeyse imkânsız.

Çin için Kuzey Kore ve Güney Kore dengesi var. Kuzey Kore'nin yaptığı ticaretinin %90'ı Çin ile. Bu çok büyük bir ekonomik inisiyatif. Diplomatik ilişkileri gözlemlediğimizde Çin, Kuzey Kore 2000'li yıllardan beri nükleer konusunda uyarılarını artırsa ve BM nezdinde yaptırımlarını uygulasa bile diplomatik ilişkilerini kesmiyor, dengeli ve tutarlı ilişkileri devam ettiriyor. Bir yandan ulusal güvenliğe tehdit teşkil eden unsurları illimite etmeye çalışıyor bir yandan da ilişkileri kesmiyor. ABD'nin beklediği ekonomik ve diplomatik ilişkileri tümüyle kessin ama Çin bunu yapmıyor. Xi Jinping döneminde Çin, Güney Kore ile de stratejik ortaklı geliştirdi. Xi Jinping'i ilk defa Kuzey Kore'yi ziyaret etmeden Güney Kore'yi ziyaret eden Çin Halk Cumhuriyeti lideridir.

Yarımadada istikrar ve barış için Çin elinden geleni yapıyor. Çünkü kaos istemiyor, askeri hiçbir şekilde yaptırım istemiyor. Oradaki istikrarsızlık istikrasızlık, baştada dediğim gibi 1352 km'lik sınır var. Buradan da aşağıya bir mülteci akını olacak ve bu Çin'in istediği en son şeylerden biridir.

2016 yılınsa Çin Dışişleri Bakanlığı'ndan bir açıklama gelmişti. "İpleri kim bağladıysa o çözecek" ben burada hak veriyorum. Çünkü karmakarışık aktörlerden oluşan tarihsel bir süreci olan durum. En azından şöyle yorumluyorum. Trump ile Kim arasındaki görüşmeler bölgesel ve küresel barış için önemli adımlar ama teknik olarak çözülmediği sürece sadece göz boyama olarak kalacak gibi gözüküyor maalesef.