Çocuk Psikoterapisti Emre Sipahioğlu, CRI TÜRK'te Anlattı

Çocuk Psikoterapisti Emre Sipahioğlu, CRI TÜRK'te Anlattı

CRI TÜRK'te yayınlanan "Doktorla Randevu" programına konuk olan Çocuk Psikoterapisti Emre Sipahioğlu, özellikle anne-çocuk ilişkisinde güvenli bağlanmanın önemli olduğuna vurgu yaparak, bağlanma türlerinin güvenli bağlanma, güvensiz bağlanma, kaçıngan bağlanma, kaygılı-kararsız bağlanma ve karışık bağlanma olarak sıralandığını belirtti.

Güvenli bağlanmanın oluşabilmesi için önce aidiyet duygusunun bilinmesi gerektiğini söyleyen Sipahioğlu, "0-4 yaş arası anne ile çocuk arasında güvenli bağlanma, 4-12 yaş arasında ise aidiyet, 12 yaş ve üzerindeyse uyum süreci olur. 0-4 yaş arasındaki güvenli bağlanma türü, çocuğun anne ile kurduğu ortamda güven duyması, kendini emniyette hissetmesiyle oluşuyor. Yani ağladığı anda onunla duygusal bir ilişki kurmak istiyor. 0-2 yaş arasında çocuğun annesiyle olmasını istiyoruz ama bu mümkün değil ise üçüncü kişilerle de güvenli bağlanma olabilir. Bu da oluşmazsa güvensiz bağlanma türleri ortaya çıkıyor." diye konuştu.

Anne İle Aşırı Bağlanma Hangi Sonuçları Doğurur?

Çocuğun annesine aşırı bağlılığının, ilişkilerine olumsuz yansıdığını ifade eden Çocuk Psikoterapisti Emre Sipahioğlu, "Kopmama halinden dolayı anne ile çocuğun aşırı bağlanmasına 'kaygılı-kararsız bağlanma' diyoruz. Dolayısıyla ilişkilerinde de gel-git yaşıyor, bebeklik ve çocukluk döneminde bunu yaşamadığı için ilişkisinde de bunu yaşıyor. Dolayısıyla bize ana kuzusu olarak yansıyor. " dedi.

Baba ile Güvenli Bağlanma=Oksitosin Hormonu

"0-24 aydan sonraki süreçte babanın etkin rol oynamasını, ce eee oyunu, saklambaç oyununu babanın oynamasını ve çeşitlendirmesini istiyoruz." diye konuşan Sipahioğlu,  "Bu beynimizdeki oksitosin hormonunun salgılanmasını sağlıyor. Çünkü bu hormon, direkt bağlanma ile ilintili. Güvensiz bağlanan kişileri gözlemlediğimizde oksitosin hormonunun azaldığını gözlemliyoruz. Bu sağlanamazsa asi bir çocuk görüyoruz. Erkeklere karşı 'erkekler hep böyledir' genellemesi yapıyor. Baba yoksunluğu yaşatıldığı için kişi düşünce olarak bu düşünceye sahip oluyor, bu da kaçıngan bir kişiliktir" ifadelerini kullandı.

"Annelerin Eğitim Alması Gerekir"

Ebeveynlerin, özellikle de annelerin bu konuda eğitim almasının önemine değinen Sipahioğlu, "Ben kendi yaptığım çalışmalarda oyun ve aile katılımıyla oksitosin hormonu salgılatmaya yönelik sosyal becerilerle duygusal bağı oluşturarak tedavi edebiliyorum. Bebeklik dönemindeyse güvensiz bağlanma türlerinden kaçıngan bağlanma türü hariç, kaygılı kararsız bağlanma türündeyse çocuklara avuç içlerine masaj yaparak ve göz kontağı kurarak ona sevgi sözcükleriyle iletişim kurabilir. Ya da sadece bakışla güvenli bağlanmaya çevirebilir ama bu uzun bir süreci kapsar. Çocuk psikotekniğidir bu. Bunu yaparak güvensiz bağlanmayı güvenli bağlanmaya çevirebilirler. "diye konuştu.

Çocuğunuz Depresyonda Olabilir

Güvenli bağlanmanın sağlanamadığı durumlarda güvensiz bağlanmanın oluştuğunu bununda çocuğu depresyona sürüklediğini belirten Emre Sipahioğlu, "0-6 ve 0-12 yaş arasındaki bağlanma güvensiz bağlanma ile neticelenmişse bu çocukluk depresyonuna giriyor. Kişi kaygılı kararsız bir bağlanma türüyle ergenlik dönemine gelmişse çok şüpheci, aşırı bağımlı kişilik özelliği gösteriyor. Uyum ve davranış problemleri gözlemleniyor. Uyum problemleri olarak; huzursuzluk çıkarma, ağlama, davranış problemlerinde; çalma, yalan söyleme, parmak emme, altını ıslatma, saldırganlık görülüyor." dedi.

Haber: Tülin Tonkuş