“24 Haziran Türkiye'nin Beka Seçimidir”

“24 Haziran Türkiye'nin Beka Seçimidir”

Halkın Cumhur İttifakına teveccüh gösterdiğini belirten AK Parti İstanbul Milletvekili ve 27. Dönem Milletvekili Adayı Markar Esayan, vatandaşın 24 Haziran seçimleriyle ilgili kararını net olarak verdiğini belirtti. 

CRİ TÜRK'te yayınlanan "Cem Küçük İle Seçim Özel'in" stüdyo konuğu olan Markar Esayan, bu seçimde kararsızların oranının düşük seviyede olduğunu, özellikle İstanbul genelinde dar bir alanda kaldığını belirtti.

Türkiye Gazetesi Yazarı ve CRİ TÜRK yorumcusu Cem Küçük'ün sorularını cevaplayan Markar Esayan, "Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan'a milletvekili seçimlerinde başka partiye oy vereceğim" söyleminin FETÖ ağzı olduğuna dikkat çekerek, "Halk içinde asla böyle bir anlayış yok. Bu ifadeler sosyal medyadaki trol hesapların oluşturduğu bir algıdır. Mecliste bir çatlak yaratama hesaplarının bir ürünüdür. Cumhurbaşkanı Erdoğan eşittir AK Parti. AK Partisiz bir Erdoğan zayıf kalır, Erdoğan'sız AK Parti düşünülemez" dedi.

24 Haziran seçimlerinin bir beka kavşağı olduğunu vurgulayan Esayan, sadece yurt içinde değil yurt dışında da seçime katılımın yüksek olacağını, AK Parti'nin iyi bir oranla destek göreceğini belirtti. 

AK PARTİ BİR HALK HAREKETİDİR

Sahada pozitif bir hava estiğini, vatandaşın seçimlere son derece ilgili olduğunu belirten Markar Esayan, AK Parti'nin milletvekili adayları, belediye başkanları, teşkilat çalışanları ve meclis üyeleriyle sahada vatandaşla sürekli yan yana olduğunu, hastane, esnaf ve ev ziyaretleri ile yoğun bir çalışma yürüttüğünü söyledi.

Markar Esayan, "Sahaya dokunmak, kılcal damarlarda dolaşmak sadece oy istemek adına yaptığımız bir şey değil. AK Parti bir halk hareketidir. Bu ilişki seçim döneminde başlamadı. Halk ile sürekli temas halindeyiz" dedi. 

AK PARTİ HALKIN İKTİDARI OLDUĞUNU KANITLADI

"AK Parti, serbest piyasayla sosyal devleti başarılı bir şekilde harmanlamış nadir iktidarlardan biri. Devlet kendi kaynaklarını vatandaşları için özellikle emekli, işçi, memur ve yoksul kesim için kullanıyor. 1 milyon kişi devletin kadrosuna alındı. Bu, dünyada hiçbir devletin kolay kolay ulaşabileceği bir rakam değil. 

Son olarak gündeme gelen imar barışı oldukça önemli bir düzenleme. Türkiye'deki yapıların yüzde 60'ı kaçak İstanbul'da bu oran yüzde 70. İmar Barışı kapsamda 16 milyon başvuru bekliyoruz. 

Tüm bu hizmetler halkın iktidarı olan bir hükümetin görevde olduğunun kanıtıdır. 

Dünyanın en büyük sorunlarından biri gelir dağılımındaki eşitsizlik. AK Parti bu noktada önemli adımlar attı. AK Parti iktidara geldiğinde orta sınıflaşma yüzde 10 civarındaydı şimdi ise yüzde 40. Türkiye'de günde 1 dolarlık gelirle yaşayan insanlar vardı artık böyle bir şey yok. Üst gelir grubuna doğru çıkan bir ülke olma yolundayız. 

Türkiye'de 80 yılda çok az şey yapılmıştı ve şehirler dökülüyordu. Yol, hastane ve okul eksikliği ciddi noktalardaydı. Bölünmüş yol olmadığı için hatalı sollamalardan dolayı yaşanan katliam gibi kazalar ne yazık ki rutinimiz haline gelmişti. Bu nedenle AK Partinin 16 yıllık iktidarında ciddi altyapı yatırımları gerekiyordu.15 yılda yapılan yatırımlarla bunlara son verildi. Bu dönem nicelik kısmını hallettik artık   nitelik kısmını öne alıyoruz."

PROJLERİMİZİ DEVLETİN –MİLLETİN GELİRİNİ GÖZETEREK HAYATA GEÇİRİYORUZ

"Çevreyi ve çevreci politikaları önemseyen AK Parti'nin bu seçimdeki en önemli vaadi Millet Bahçeleri'dir. İstanbul'da 30 değişik alana Millet Bahçesi yapılacak. Türkiye genelinde de eski statların yeri revize edilecek.

Kanal İstanbul sadece bir mimari proje değil. Türkiye'ye yılda 30 milyar dolar gelir getirecek, ülkemizi çok önemli bir stratejik noktaya taşıyacak. Yıllar önce yapılması gereken işi biz şimdi hayata geçiriyoruz. Kamu-özel ortaklığıyla ortaya koyduğumuz bir model var. Projelerin kaynaklarının devletin kasasından çıkmayacak şekilde geliştirilmiş bir finans modeli ortaya koyuyoruz.

Yap-işlet-devret modelinin ve kamunun da içinde yer aldığı kredilendirme sistemiyle bütçeye yük olmadan, devletin-milletin gelirini gözeten iyi anlaşmalarla bu projeleri hayata geçiriyoruz. Bu noktada muhalefetin "kaynağı nereden bulacaksınız" eleştirisi yersiz ve klasik CHP çizgisinin bir örneğidir. AK Parti çevreye, mimariye, yaşam alanlarına ağırlık veren bir parti olmaya devam edecek."

CHP HER DÖNEM BÜROKRASİNİN VE ELİTLERİN PARTİSİ OLDU

"Muhalefetin bir tanımı var ve CHP bir muhalefet değil. CHP, halkla ilişki kurmaya tevessül etmedi, her dönem bürokrasinin ve elitlerin partisi olmayı seçti. Kendisini vesayetin meclisteki temsilcisi olarak gördü. 

Ne zaman AK Parti hareketi başladı özellikle 28 Şubattan sonra Erdoğan fenomeni ortaya çıktı, siyaset ciddi anlamada güçlenmeye başladı. R. Tayyip Erdoğan'ın çeşitli darbelerle önü kesilmeye çalışıldı ancak bunların hepsi aşıldı. Siyaset Türkiye'de itibar kazanmaya ve işlemeye başladı. Normalleşme sürecine giren siyasetin kurallarını muhalefet bir türlü kabullenemedi. 

Sürekli seçim kaybeden CHP bir kere bile bunun sebebini düşünmeyi, özeleştiri yapmayı tercih etmedi. Bunlar yapılmadığı için şu an gerçek bir muhalefet partimiz yok. Hiçbir projeleri ve endişeleri yok. Son günlerde muhalefetin meydanlarda verdiği vaatler halkın değil dış kaynakların arzusudur. Türkiye'deki muhalefet partilerinin hükümet olmak gibi bir derdi yok ve etkili olamıyorlar.   

DIŞ MİHRAKLAR İÇİN BU SEÇİM TÜRKİYE'Yİ KONTROL ETMENİN SON ŞANSI

"Türkiye geçmişte kontrol edilmiş bir ülke. Türkiye geçmiş dönemlerde kendi milli menfaatlerinden ziyade batının menfaatlerine dönük tercihlerde bulundu.  Kullanmak istemediğinde de darbelerle yüzleşti, başbakanları asıldı. 

Türkiye güçlü bir lider öncülüğünde kontrol edilmek istenmediğini tüm dünyaya ifade etti. Türkiye üzerine dizayn edilmeye çalışılan sistemler ne yaptılarsa tutmadı.  Türkiye'yi kontrol etmeye çalışan güçlerin bu seçimlerde hareketsiz kalmalarını beklemiyoruz. Ellerindeki ekonomi argümanını devreye sokup "kriz var" algısı yaratarak seçim sonuçlarını Erdoğan ve AK Parti aleyhine değiştirmeye çalıştılar.  Hükümet ve ekonomi yönetimi geri müdahaleyi yaparak durumu kontrol altına aldı.  Bu kriz algısında başarılı olamadılar çünkü Türkiye'de ekonomik kriz yok. Türkiye her yıl ekonomik olarak büyüyen bir ülke, ihracat yükseliyor ve her alanda önümüz açılıyor. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti 16 yılda Türkiye'yi dünyada önemli bir aktör konumuna getirdi.  Bu nedenle batı Erdoğan'dan nefret ediyor.  Türkiye sıradan bir devlet değil bir Osmanlı bakiyesi ve dünyanın merkezinde bir ülke. Bunun farkında olan güçler için bu seçim Türkiye'yi kontrol etmenin son şansı."